Dikkat Eksikliği Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Dikkat eksikliği, kişinin bir işe odaklanmasını, başladığı işi bitirmesini ve dikkatini gerektiği kadar sürdürmesini zorlaştıran bir belirti kümesidir. Tek başına bir tembellik ya da isteksizlik hâli değildir; beynin dikkati yönetme, önceliklendirme ve dürtüyü kontrol etme sistemlerindeki farklılıklardan kaynaklanır. Bu nedenle “daha çok çabalayarak” aşılabilecek bir durum olarak görülmesi çoğu zaman kişiyi yıpratır.

Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınYeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksınEkle

Dikkat eksikliği hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülebilir ve her yaşta farklı bir görünüm alır. Çocukta ödevini bitirememe ve sık sık eşya kaybetme şeklinde ortaya çıkarken, yetişkinde iş teslim tarihlerini kaçırma, konuşmanın ortasında dalıp gitme ya da sürekli erteleme olarak kendini gösterebilir. Bu yazıda belirtileri, nedenleri, hangi durumlarda uzmana başvurulması gerektiğini ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı biçimde bulacaksınız.

Dikkat eksikliği nedir?

Dikkat eksikliği, dikkati bir noktaya toplama ve orada tutma kapasitesinin beklenenden düşük olmasıdır. Kişi çevresel uyaranlardan kolay etkilenir, ilgisini çekmeyen görevlerde zihni hızla dağılır, buna karşılık ilgisini çeken bir konuda saatlerce odaklanabilir. Bu ikinci durum çoğu zaman yanlış anlaşılır: “İstediğinde odaklanabiliyor, demek ki yapmıyor” yorumu yapılır. Oysa dikkatin ilgi ve motivasyona bu kadar bağımlı hâle gelmesi, tablonun kendisinin bir parçasıdır.

Dikkat eksikliği tek başına bir tanı değildir. Bir belirtidir ve pek çok farklı durumun içinde yer alabilir: uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete, tiroid sorunları, demir eksikliği ve elbette dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu. Bu yüzden değerlendirmenin ilk adımı, belirtinin arkasında ne olduğunu ayırt etmektir.

Dikkat eksikliği belirtileri nelerdir?

Belirtiler üç ana başlıkta toplanır: dikkat sorunları, dürtüsellik ve hareketlilik. Herkeste üçü birden görülmez; yalnızca dikkat tarafı baskın olan bir tablo da mümkündür ve bu tip çoğu zaman gözden kaçar, çünkü kişi sınıfta ya da toplantıda “sessiz” görünür.

Dikkat alanındaki belirtiler

  • Ayrıntılara dikkat edememe, dikkatsizlik hatalarının sık tekrarlanması
  • Bir işe başlamakta zorlanma, başlanan işi yarım bırakma
  • Uzun süre dinlemeyi ya da okumayı gerektiren durumlarda zihnin dağılması
  • Eşyaları sık sık kaybetme, nereye koyduğunu hatırlayamama
  • Günlük işleri sıraya koymakta ve zamanı planlamakta zorlanma
  • Zihinsel çaba isteyen görevlerden kaçınma ya da bunları erteleme

Hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri

  • Yerinde duramama, sürekli kıpırdanma, elleri ve ayakları oynatma
  • Sırasını beklemekte zorlanma
  • Karşısındakinin sözünü kesme, soruyu bitmeden yanıtlama
  • Sonuçlarını düşünmeden hızlı karar verme

Bu belirtilerin bir tabloya işaret edebilmesi için en az altı ay sürmesi, birden fazla ortamda (ev, okul, iş) görülmesi ve kişinin işlevselliğini bozması gerekir. Yoğun bir dönemde birkaç hafta dikkatinizin dağılması tek başına bir sorun anlamına gelmez.

Yetişkinlerde dikkat eksikliği nasıl görünür?

Yetişkinlikte hareketlilik genellikle azalır ama dikkat sorunları sürer ve görünümü değişir. Koşuşturan bir çocuk yerine, toplantıda konuşmayı takip edemeyen, e-postalara aylarca dönmeyen, kendine kızarak sürekli liste yapan ama listelerini kaybeden bir yetişkin tablosu ortaya çıkar. İçsel bir huzursuzluk, “kafamın içi hiç susmuyor” hissi sık bildirilir.

Yetişkinlerde en sık görülen zorluklar zaman yönetimi, erteleme, işleri son ana bırakma, düzensizlik ve duygusal tepkilerin hızlı değişmesidir. Bu tablo çoğu zaman yıllarca fark edilmez; kişi kendini “tembel” veya “dağınık” olarak tanımlar. Oysa yetişkinlerde DEHB belirtileri ayrı bir başlık olarak değerlendirildiğinde tablo çok daha anlaşılır hâle gelir.

Dikkat dağınıklığı ile dikkat eksikliği arasındaki fark nedir?

Günlük dilde ikisi aynı anlamda kullanılır ama klinik olarak farklıdırlar. Dikkat dağınıklığı geçici ve duruma bağlıdır: uykusuz kalmışsınızdır, stresli bir dönemdesinizdir, ortam gürültülüdür. Koşullar düzeldiğinde dikkat de toparlanır.

Ölçüt Dikkat dağınıklığı Dikkat eksikliği
Süre Günler, haftalar Aylar, yıllar (en az 6 ay)
Başlangıç Belirli bir olaya bağlı Çoğunlukla çocuklukta başlar
Ortam Genelde tek ortamda Birden fazla ortamda
Neden ortadan kalkınca Düzelir Sürer
İşlevsellik Kısmen etkilenir Belirgin biçimde bozulur

Ayrım önemlidir, çünkü uykusuzluktan kaynaklanan bir dikkat sorununda yapılacak şey uyku düzenini onarmaktır. Uzun süren, çocukluktan gelen bir tabloda ise farklı bir yol izlenir.

Dikkat eksikliğinin nedenleri nelerdir?

Tek bir neden yoktur. Genetik yatkınlık, beynin dikkat ağlarının çalışma biçimi, uyku düzeni, duygudurum ve bedensel etkenler bir arada rol oynar. Ailede benzer tablo bulunması en sık rastlanan ortak özelliktir.

Ayrıntıda: genetik yatkınlık, beyin gelişimi, çevresel etkenler ve yaşam koşulları birlikte rol oynar.

  • Genetik yatkınlık: Ailede benzer bir tablonun bulunması sık görülür.
  • Beynin dikkat ağları: Dikkati yönlendiren ve dürtüyü frenleyen bölgelerin çalışma biçimindeki farklılıklar.
  • Uyku sorunları: Kronik uykusuzluk ve uyku bölünmeleri dikkat kapasitesini doğrudan düşürür.
  • Duygudurum ve kaygı: Depresyon ve anksiyete, dikkati toplama gücünü belirgin biçimde azaltır.
  • Bedensel nedenler: Tiroid işlev bozuklukları, demir ve B12 eksikliği, bazı ilaçların yan etkileri.
  • Aşırı ekran ve uyaran yükü: Dikkati sürekli bölünen bir günün ardından odaklanma kapasitesi düşer.

Uyku ile dikkat arasındaki ilişki çoğu zaman hafife alınır. Gece boyunca solunumu bölünen ya da uykuya dalmakta zorlanan biri, gündüz belirgin dikkat sorunları yaşar; bu tablo uykusuzluk düzeldiğinde büyük ölçüde geriler.

Dikkat eksikliği hangi bölüme gidilir?

Yetişkinler psikiyatri, çocuk ve ergenler çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümüne başvurur. İlk değerlendirmeyi klinik psikolog da yapabilir; ancak ilaç tedavisi gerekiyorsa bunu yalnızca psikiyatri hekimi düzenler.

Ayrıntılı olarak: yetişkinler için doğru adres psikiyatri, çocuk ve ergenler için çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümüdür. Klinik psikologlar da değerlendirme ve terapi sürecinde yer alır; ancak ilaç tedavisi gerekiyorsa bunu düzenleyecek olan psikiyatri hekimidir.

İlk görüşmede genellikle şunlar yapılır: ayrıntılı öykü alma, belirtilerin ne zaman başladığının ve hangi ortamlarda görüldüğünün araştırılması, okul ya da iş performansının değerlendirilmesi, gerekirse dikkat testleri ve bedensel nedenleri dışlamak için kan tetkikleri.

Dikkat eksikliği tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi üç ayaktan oluşur: psikoterapi, davranışsal düzenlemeler ve gerektiğinde ilaç. Hangi ayağın öne çıkacağını belirtilerin şiddeti ve kişinin yaşı belirler; hafif tablolarda çoğu zaman ilk iki ayak yeterli olur.

Tedavi kişiye göre planlanır ve genellikle birden fazla yaklaşımın birleşiminden oluşur.

Psikoterapi

Erteleme, zaman yönetimi, düzen kurma ve duygusal tepkileri yönetme alanlarında çalışılır. Bilişsel davranışçı terapi bu alanda en çok araştırılmış yöntemlerden biridir; kişinin kendine dair “ben beceremiyorum” biçimindeki yerleşik inançları da bu süreçte ele alınır.

Davranışsal düzenlemeler

  • Görevleri küçük ve tamamlanabilir parçalara bölmek
  • Tek bir dış hafıza sistemi kullanmak (tek takvim, tek liste)
  • Çalışma ortamındaki uyaranları azaltmak, telefonu görüş alanı dışına almak
  • Zaman kutuları hâlinde çalışmak ve aralara kısa molalar koymak
  • Uyku ve düzenli hareketi öncelik hâline getirmek

İlaç tedavisi

Belirtiler işlevselliği belirgin biçimde bozduğunda hekim ilaç tedavisini değerlendirebilir. Bu kararı yalnızca psikiyatri hekimi verir ve süreç düzenli kontrollerle izlenir. İlaç tedavisi tek başına değil, davranışsal düzenlemelerle birlikte planlandığında daha iyi sonuç verir.

Dikkat eksikliğine ne iyi gelir?

En hızlı etki eden üç şey şudur: düzenli uyku saatleri, haftada birkaç kez orta tempolu hareket ve aynı anda tek işe odaklanma. Bu üçü tedavinin yerini tutmaz ama belirtilerin şiddetini gözle görülür biçimde azaltır.

Tedavinin yanında günlük yaşamda uygulanabilecek, etkisi araştırmalarla desteklenen birkaç yaklaşım vardır:

  • Uyku düzeni: Her gün aynı saatte kalkmak, dikkat üzerinde en hızlı etki eden düzenlemedir.
  • Düzenli hareket: Haftada birkaç kez yapılan orta tempolu egzersiz, odaklanma süresini uzatır.
  • Tek işe odaklanma: Aynı anda birden fazla iş yürütmek, dikkat eksikliği olan kişide performansı en çok düşüren alışkanlıktır.
  • Dışsal hatırlatıcılar: Alarm, not kâğıdı ve görünür listeler, zihnin taşıması gereken yükü azaltır.
  • Ekran hijyeni: Özellikle sabah ilk saat ve gece son saatte ekranı sınırlamak.

Çocuklarda dikkat dağınıklığı neden olur?

Çocukta dikkat sorunları her zaman bir bozukluğa işaret etmez. Yaşına göre beklenen dikkat süresi sınırlıdır: küçük bir çocuğun on beş dakikadan uzun süre tek bir işe odaklanması beklenmez. Uyku düzensizliği, ailedeki gerginlikler, okul kaygısı, işitme ya da görme sorunları ve öğrenme güçlükleri de benzer bir tablo yaratabilir.

Öğretmenden gelen “derste dalıp gidiyor” geri bildirimi ile evde gözlenenler örtüşüyorsa ve durum aylardır sürüyorsa değerlendirme yapılması yerinde olur. Erken değerlendirme, çocuğun kendini “başarısız” olarak tanımlamasının önüne geçer.

Dikkat eksikliğinin türleri nelerdir?

Tablo herkeste aynı biçimde görünmez. Üç temel görünüm tanımlanır ve hangisinin baskın olduğu, hem fark edilme hızını hem de izlenecek yolu değiştirir.

Dikkatsizliğin baskın olduğu tip

Hareketlilik ve dürtüsellik geri plandadır; öne çıkan şey dalıp gitme, unutkanlık ve düzensizliktir. Bu tip özellikle kızlarda ve yetişkin kadınlarda daha sık gözden kaçar, çünkü kişi dışarıdan sakin görünür. Sınıfta camdan dışarı bakan, toplantıda sessizce başka bir şey düşünen kişi genellikle bu gruptadır. Fark edilmediği için de yıllarca “hayalperest” ya da “ilgisiz” olarak etiketlenir.

Hareketlilik ve dürtüselliğin baskın olduğu tip

Yerinde duramama, çok konuşma, sırasını bekleyememe ve düşünmeden hareket etme öndedir. Bu tip çevre tarafından daha erken fark edilir, çünkü davranışlar görünürdür ve ortamı doğrudan etkiler. Erken fark edilmesi bir avantajdır ancak çocuğun “yaramaz” olarak damgalanma riski de yüksektir.

Karma tip

Her iki alandan da yeterli sayıda belirti bulunur ve klinikte en sık görülen görünüm budur. Kişi hem odaklanmakta zorlanır hem de içsel bir huzursuzluk taşır.

Dikkat eksikliği nasıl teşhis edilir?

Tanı tek bir testle konmaz. Uzman, ayrıntılı öykü alır, belirtilerin en az altı aydır ve birden fazla ortamda sürdüğünü doğrular, çevreden gözlem toplar ve bedensel nedenleri kan tetkikleriyle dışlar. Testler yalnızca destekleyicidir.

Süreç birkaç aşamadan oluşur. Süreç birkaç aşamadan oluşur ve amacı, belirtinin arkasındaki gerçek nedeni ayırt etmektir.

  1. Ayrıntılı öykü: Belirtilerin ne zaman başladığı, hangi ortamlarda göründüğü, çocukluk dönemine ait gözlemler ve ailede benzer tablo olup olmadığı sorgulanır.
  2. Çoklu kaynak bilgisi: Çocuklarda öğretmen gözlemi, yetişkinlerde eş ya da yakın çevrenin gözlemi değerlendirmeye katılır. Kişinin kendi anlatımı tek başına yeterli olmaz.
  3. Ölçekler ve dikkat testleri: Belirti yoğunluğunu sayısallaştırmak ve süreci izlemek için kullanılır; tanının kendisi değil, destekleyicisidir.
  4. Bedensel nedenlerin dışlanması: Tiroid işlevleri, demir ve B12 düzeyleri, uyku düzeni ve kullanılan ilaçlar gözden geçirilir.
  5. Eşlik eden durumların değerlendirilmesi: Depresyon, kaygı bozuklukları, öğrenme güçlüğü ve uyku bozuklukları sıklıkla tabloya eşlik eder.

Bu adımların atlanması, sık karşılaşılan bir hataya yol açar: uykusuzluktan ya da tiroid sorunundan kaynaklanan bir dikkat sorununun yanlış çerçevede ele alınması. Bu nedenle değerlendirmenin bütüncül olması gerekir.

Okulda ve iş yerinde neler işe yarar?

Ortam düzenlemeleri, tedavinin görünmeyen ama en belirleyici parçasıdır. Aşağıdaki düzenlemeler hem çocukta hem yetişkinde performansı belirgin biçimde iyileştirir.

Zorluk Okulda İş yerinde
Odaklanamama Ön sıralarda oturma, kısa görev blokları Sessiz alan, kulaklık, bildirimleri kapatma
Unutkanlık Ödev takip defteri, görsel hatırlatıcılar Tek takvim, otomatik hatırlatıcılar
İşe başlayamama Görevi 3-4 adıma bölme İlk adımı iki dakikaya indirme
Zaman kaybı Zamanlayıcı ile çalışma Sabit zaman kutuları, ara molalar
Dağınıklık Her şey için tek yer kuralı Masa üstünü boşaltma, tek dosya sistemi

Bu düzenlemelerin ortak mantığı şudur: dikkati zorlamak yerine, dikkate ihtiyaç duyulan alanı küçültmek. Zihnin taşıması gereken yük ne kadar azalırsa, kalan kapasite asıl işe o kadar çok ayrılabilir.

Dikkat eksikliği hakkında yanlış bilinenler

  • “Sadece çocuklarda görülür.” Belirtiler çocuklukta başlar ama yetişkinlikte de sürebilir; görünümü değişir, kaybolmaz.
  • “Ekranlar yüzünden oluyor.” Aşırı ekran kullanımı belirtileri şiddetlendirebilir ancak tablonun tek nedeni değildir.
  • “Disiplinle geçer.” Daha sıkı kurallar, dikkati yöneten sistemlerin çalışma biçimini değiştirmez; genellikle yalnızca kişinin kendine olan güvenini azaltır.
  • “Odaklanabiliyorsa sorun yoktur.” İlgi çeken konularda uzun süre odaklanabilmek tabloyla çelişmez, aksine sık görülen bir özelliktir.
  • “Zekâ ile ilgilidir.” Zekâ düzeyinden bağımsızdır.

Ne zaman uzmana başvurmalı?

Aşağıdaki durumlarda değerlendirme yaptırmak yerinde olur:

  • Belirtiler en az altı aydır sürüyorsa
  • Birden fazla ortamda (ev, okul, iş) görülüyorsa
  • Okul veya iş performansı belirgin biçimde düşmüşse
  • İlişkilerde tekrar eden sorunlara yol açıyorsa
  • Kişi kendini sürekli yetersiz hissediyor, öz güveni zedelenmişse
  • Beraberinde uyku sorunu, çökkünlük veya yoğun kaygı varsa

Dikkat sorunlarının uzun süre ele alınmaması, zamanla ikincil sorunlara yol açar: kişi başarısızlık beklentisi geliştirir, kaçınma davranışları artar ve kendine dair olumsuz bir tanım yerleşir. Erken değerlendirme, asıl olarak bu ikincil yükün önüne geçtiği için değerlidir.

Dikkat eksikliği kimlerde görülür?

Dikkat eksikliği her yaş ve cinsiyette görülebilir; toplumda çocukların yaklaşık yüzde beşinde, yetişkinlerin ise yüzde iki-üçünde belirti düzeyinde bulunur. Erkeklerde daha erken fark edilir çünkü hareketlilik daha görünürdür; kızlarda ve kadınlarda dikkatsizlik baskın tip daha sık olduğu için tanı yıllarca gecikebilir.

Risk yatkınlığını artıran başlıca durumlar şunlardır: ailede benzer tablo bulunması, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı, gebelikte sigara ve alkol maruziyeti, erken çocuklukta uzun süreli uyku düzensizliği. Bu etkenlerin varlığı tabloyu kesinleştirmez, yalnızca olasılığı yükseltir.

DEHB olduğumu nasıl anlarım?

Tek başınıza anlayamazsınız; ancak bazı sorular yön gösterir. Şu üç ölçütü birlikte karşılıyorsanız değerlendirme yaptırmanız yerinde olur: belirtiler çocukluktan beri var, birden fazla ortamda görülüyor ve işinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi gerçekten aksatıyor.

Kendinize sorabileceğiniz pratik sorular:

  • Sıkıcı bulduğum işlere başlamak bana neden bu kadar zor geliyor?
  • Bir işi bitirmeden başka bir işe geçme durumum ne sıklıkta oluyor?
  • Randevu, fatura, teslim tarihi gibi şeyleri hatırlatıcısız takip edebiliyor muyum?
  • Konuşurken karşımdakinin sözünü sık sık kesiyor muyum?
  • Çocukluğumda da benzer şikâyetler var mıydı, öğretmenlerim benzer şeyler söyler miydi?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar bir tanı oluşturmaz. Ancak çoğuna “evet” diyorsanız ve durum aylardır sürüyorsa, bir psikiyatri değerlendirmesi netlik sağlar. Kendi kendine tanı koymanın en büyük riski, aslında uyku bozukluğu, tiroid sorunu ya da kaygıdan kaynaklanan bir tabloyu yanlış çerçeveye oturtmaktır.

Dikkat eksikliği nelere yol açar?

Tedavi edilmediğinde asıl yükü belirtilerin kendisi değil, biriken ikincil sonuçlar oluşturur. Kişi yıllar içinde kendine dair “beceremiyorum” biçiminde bir tanım geliştirir ve bu tanım performansı belirtilerden daha çok düşürür.

  • Okul ve iş performansında kapasitenin altında kalma
  • Sürekli erteleme ve son dakika stresine bağlı tükenme
  • Öz güven kaybı, “tembel” etiketini içselleştirme
  • İlişkilerde tekrar eden anlaşmazlıklar, unutkanlığın kırgınlık yaratması
  • Eşlik eden kaygı ve çökkünlük tablolarının gelişme riski
  • Trafik ve iş kazalarında artış (dürtüsellik ve dikkat dalgalanması nedeniyle)

Bu tablo karamsar bir sonuç değil, erken değerlendirmenin neden önemli olduğunun gerekçesidir. Belirtiler tanımlandığında ve uygun destek alındığında bu sonuçların büyük bölümü önlenebilir.

Dikkat eksikliğine hangi durumlar eşlik eder?

Dikkat sorunları çoğu zaman yalnız gelmez. Eşlik eden tabloların fark edilmesi, tedavinin yönünü doğrudan belirler; çünkü bazen asıl düzeltilmesi gereken şey dikkatin kendisi değil, ona eşlik eden durumdur.

  • Kaygı bozuklukları: Zihin sürekli olası olumsuzluklarla meşgulse, o an yapılan işe ayrılacak kapasite azalır. Kaygı azaldığında dikkatte belirgin düzelme görülebilir.
  • Depresyon: Çökkünlük döneminde odaklanma, karar verme ve hatırlama güçlüğü sık görülür. Bu tablo dikkat eksikliğiyle karışabilir; ayırt edici nokta, belirtilerin bir dönemle sınırlı olup olmadığıdır.
  • Uyku bozuklukları: Gece boyunca bölünen uyku, gündüz dikkat performansını doğrudan düşürür.
  • Öğrenme güçlükleri: Okuma ya da matematik alanındaki özgül güçlükler, çocuğun derse odaklanamıyor görünmesine yol açabilir.
  • Duygu düzenleme zorlukları: Tepkilerin hızlı değişmesi, öfkenin çabuk yükselmesi ve hayal kırıklığına dayanma güçlüğü tabloya sık eşlik eder.

Bu nedenle iyi bir değerlendirme yalnızca “dikkat var mı yok mu” sorusuna yanıt aramaz; kişinin uyku düzenini, duygudurumunu, kaygı düzeyini ve öğrenme geçmişini birlikte ele alır. Tedavi planı da bu bütüne göre kurulur: bazen önce uyku onarılır, bazen kaygı ele alınır, bazen doğrudan dikkat üzerinde çalışılır.

Sık sorulan sorular

Dikkat eksikliği geçer mi?

Belirtiler yaşla birlikte değişir; hareketlilik genellikle azalır, dikkat sorunları sürebilir. Uygun tedavi ve düzenlemelerle işlevsellik büyük ölçüde geri kazanılır. “Tamamen geçer mi” sorusunun yanıtı kişiden kişiye değişir, ancak yönetilebilir hâle gelmesi mümkündür.

Dikkat eksikliği testi tek başına tanı koyar mı?

Hayır. Testler değerlendirmenin bir parçasıdır; tanı, öykü, gözlem ve gerekirse bedensel tetkiklerle birlikte bir uzman tarafından konur.

Yetişkinlikte ilk kez dikkat eksikliği başlar mı?

DEHB tablosunun belirtileri genellikle çocuklukta başlar, ancak yetişkinlikte fark edilebilir. Yetişkinlikte yeni başlayan dikkat sorunlarında ise uyku, duygudurum ve bedensel nedenler öncelikle araştırılır.

Dikkat eksikliği zekâ ile ilgili midir?

Hayır. Dikkat eksikliği zekâ düzeyinden bağımsızdır. Yüksek zihinsel kapasiteye sahip kişilerde de görülebilir ve bu durum tablonun fark edilmesini geciktirebilir.

Uyku düzensizliği dikkat eksikliği belirtisi verir mi?

Evet. Süregen uykusuzluk, uyku apnesi ve düzensiz uyku saatleri dikkat, hafıza ve karar verme üzerinde belirgin bozulma yaratır. Bu nedenle değerlendirmede uyku düzeni mutlaka sorgulanır.

Dikkat eksikliği kimlerde daha sık görülür?

Çocukların yaklaşık yüzde beşinde, yetişkinlerin yüzde iki-üçünde belirti düzeyinde görülür. Erkeklerde daha erken fark edilir; kızlarda dikkatsizlik baskın tip daha sık olduğu için tanı gecikebilir.

Dikkat eksikliği için hangi bölüme gidilir?

Yetişkinler psikiyatri, çocuk ve ergenler çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümüne başvurur. Klinik psikologlar değerlendirme ve terapi sürecinde yer alır.

Dikkat eksikliği, doğru tanımlandığında ve uygun biçimde ele alındığında günlük yaşamı belirgin biçimde iyileştirilebilen bir tablodur. Belirtiler aylardır sürüyor ve işinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa bir uzmanla değerlendirme yapmanız en doğru adım olur.

Dr. Deniz Arman

Dr. Deniz Arman

Klinik Psikolog, Travma ve Kaygı Bozuklukları

Dr. Deniz Arman, klinik psikolog. Travma, kaygı bozuklukları ve davranışsal psikoloji alanlarında çalışıyor. İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu (2010), yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi Klinik Psikoloji programında (2012), doktorasını Ankara Üniversitesi Klinik Psikoloji alanında (2017) tamamladı. Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve kriz müdahalesi üzerine uzmanlık eğitimi aldı. 2012-2017 arasında çeşitli hastanelerde klinik psikolog olarak görev yaptı, 2017 yılında kendi danışmanlık merkezini kurdu. Özellikle travma yaşamış yetişkinler, yoğun kaygı yaşayan kişiler ve davranışlarını kontrol etmekte zorlanan danışanlarla çalışıyor.

Hakkımızda ›
Scroll to Top